Archive for the ‘ Genel ’ Category

Ramazan Özel

Ameleler,

Bu Ramazan, faydalı bir iş yapayım dedim ve, Esma-ül Hüsna temalı bir hafıza oyunu geliştirdim. Ezberlemek isteyenler için, sıkıcı kartlar yerine, hafızayı da geliştirecek bir oyun tasarladım.

İndirmek isteyenler aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilir.

 

 

Martin Fowler Türkiye’de!

Ameleler,

Yazılım süreçlerinin ve yöntemlerinin kimler tarafından bulunudğunu araştırmaya meraklı olanlar, Martin Fowler ismine aşinadır muhtemeler. İngiliz yazılım mühendisi (amelesi), nesne-yönelimli tasarım (object-oriented design), çevik geliştirme süreçleri (agile process) ve benzeri bir çok konuda yazılım dünyasına yenilikleri armağan etti. Agile Manifesto’nun imzalayıcılarından ve özellikle XP (extreme-programming) konusunda bayağı aşmış bir abimiz.

Martin Fowler abimiz.

Martin Fowler abimiz.

Bu abimiz, Thoughtworks, ScrumTurkey ve hepsiburada.com‘un ortak etkinliğinde Türkiye’ye geliyor. Katılım ücretsiz, yani tam bize göre 🙂 İstanbul’da olmayanların 11 Eylül‘de İstanbul‘a gitmek için bir bahaneleri oldu şimdi.

Etkinliğin detaylarını aşağıdaki adreslerden okuyabilirsiniz.

http://info.thoughtworks.com/continuous-delivery-design-istanbul.html

http://www.scrumturkey.com/2014/08/martin-fowler-turkiyede.html

Android Geliştirici Günleri – 2014 Ardından

Ameleler,

Uzun zamandır birşeyler yazamıyorum. Android Geliştirici Günleri yazısı ile biraz telafi edelim.

Geçen seneki etkinlikten sonra, bu sene de katıldım AGG’ye. Ankara’da gerçekleştirilen en büyük bilişim etkinliklerinden birisi oldu artık AGG. 2014 etkinliği ile, hem katılımcı hem de konuşmacı sayısından bu büyümeyi anlayabiliyoruz. Nitekim, açılış konuşmasında, kayıtlı katılımcı sayısının 5000’i geçtiğini gösteren grafikleri gördük. Konuşmacı sayısının da 60’dan fazla olduğunu, ödül uğruna girdiğimiz oyun uygulaması sayesinde öğrendik. Peki, bu kadar büyümenin yan etkisi olmadı mı hiç?

Etkinliğin yapıldığı ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi (KKM), 4 salon ve bir fuaye ile etkinliğe ev sahipliği yaptı (hackaton alanını saymıyorum). Bu salonlardan 2 tanesi orta boy konferans salonu, iki tanesi de derslik büyüklüğünde salonlar. Orta boy salonlar yaklaşık 100’er kişilik iken, derslik boyutundaki salonlar tahminen 50’şer kişilik. Yani, 5000 kayıtlı katılımcıya yaklaşık 300 kişilik salon tahsis edildi. Salonların durumunu görebilirsiniz: https://plus.google.com/events/gallery/chmk4nlou4us0i9ieocjaqmmmtg?banner=pwa&sort=1&pid=6015810404448347378&oid=100042143064540594691

Kötülemek amacı ile yazmıyorum, yanlış anlaşılmasın, ama organizasyondaki eksiklikleri belirtmemiz gerekiyor. Dost acı söyler. Bazı oturumların son saniye değiştirilmesi durumları da oldu mesela. Umarım organizasyon ekibinden birileri okur da bir faydamız olur.

Android DevDays 2014

Android DevDays 2014

Kalabalık oturumların kalabalık olmasının sebebi, elbette sadece katılımcı sayısının fazlalığı değil. Konular ve konuşmacılar çok iyiydi. Gün geçtikçe etkinliğin daha da profesyonelleşeceğini zaten konuşmacılardan anlıyoruz. Özellikle Avrupalı konuşmacılar, bize hem teknolojik birikimlerini, hem de kültürel birikimlerini, kendilerine özgü dille çok iyi anlattılar.

Kişisel olarak, Android Studio ve Gradle konusunda daha fazla oturum beklerdim, Martin Liersch’in Gradle oturumu biraz kısa kaldı. Ama yine de, birşeyleri tetiklemesi açısından faydalıydı.

Bir Android etkinliği olarak, resmi bir Android uygulaması olması AGG 2014 için güzel bir özellikti. Uygulamadan etkinlik programını güzelce takip ettik.  Ancak, bu uygulamanın sürekli internet bağlantısı gerektirmesi biraz şarj sıkıntısı yarattı.

Artısıyla, eksisiyle, güzel bir etkinlik oldu Android Geliştirici Günleri 2014. Seneye, umarım, daha bol ödüllü, daha ferah bir alanda, daha değişik konularla bu etkinliğe yine katılırız.

Android için VPN Çözümü

Ameleler,

Başvekilimiz sağolsun, halkımızı internet konusunda daha da bilinçlendirmek ve daha yeni teknolojileri öğretmek için var gücüyle çalışıyor. Halkımızın yeterince DNS öğrendiğine ikna olduğu için sırada VPN olduğunu düşündü ve Twitter ile Youtube’u kapattı.

Android telefonlarımızda kullanacağınız değişik VPN çözümleri mevcut, ama hangisinin iyi ve güvenilir olduğunu bilemiyor olabilirsiniz. Kendim Galaxy S2 kullandığım için ben de biraz araştırdım. Benim size önerim, Psiphon VPN olacaktır. Bu uygulamayı ben yazmadım, o yüzden size önermiyorum. Psiphon, BestVPN tarafından en iyi VPN çözümü olarak önerilmiş. Ayrıca, açık kaynaklı (open-source) bir proje olduğu için, güvenilirlik konusunda kafanız kurcalanıyorsa kodu incelyebilirsiniz.

İnternet yasaklarının bu şekilde çözülmeyeceğini hatırlayınız, ona göre davranınız.

Ubuntu’ya Shrewsoft VPN Nasıl Kurulur?

Ameleler,

VPN diyince çoğumuzun aklına Cisco VPN geliyor. En çok kullanılanı ve genelde en başarılısı Cisco VPN. Tabi, Cisco dışında da VPN çözümleri var. Bunlardan biri de Shrewsoft VPN. Başınıza gelir de kullanmak durumunda kalırsanız, Ubuntu Linux üzerine nasıl kuracağınızı anlatayım.

Öncelikle, yazılımın Linux için olan son sürümünü indiriyoruz.

$> wget https://www.shrew.net/download/ike/ike-2.2.1-release.tgz

Daha sonra, bize gerekecek paketleri kuruyoruz. Çalışan sisteminizle çakışan (misal gtk4) paketler varsa dikkatli olmanızı tavsiye ederim.

$> sudo apt-get install build-essential cmake libssl-dev libssl1.0.0 libedit-dev libqt4-core libqt4-dev libqt4-gui
$> sudo apt-get install flex
$> sudo apt-get install bison
$> sudo apt-get install checkinstall

Gerekli yüklemeleri yaptıktan sonra, indirdiğimiz dosyayı açıyoruz.

$> tar -zxvf ike-2.2.1-release.tgz

Bu komutla birlikte ike adında bir dizin oluşacak, içine giriyoruz.

$> cd ike

Sonrasında, kurulum konfigürasyonu için aşağıdaki komutları çalıştırıyoruz.

$> cmake -DCMAKE_INSTALL_PREFIX=/usr -DQTGUI=YES -DETCDIR=/etc -DNATT=YES
$> cmake .

Bu işlemlerden sonra, standart Linux yazılım kurulumlarındaki gibi “make install” yapmıyoruz. Bu şekilde kurunca bir sebepten çalışmıyor. Onun yerine, checkinstall kullanarak kurulum yapacağız.

$> sudo checkinstall -y

Bu komutla birlikte kurulumun tamamlanmış olması gerekiyor. Kurulumdan sonra, önce ike servis komutunu çalıştırıp sonra arayüzü çalıştırabiliriz.

$> sudo iked
$> qikea

Gerisi size kalmış.

2013 Yılında Neler Yazmışız?

Ameleler,

WordPress’in yazdığı aşağıdaki metin hoşuma gitti, değiştirmedim. Alın bakalım, 2013 yılında neler yazmışız.

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2013 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Sydney Opera House’daki konser salonu 2,700 kişiyi barındırır. Bu blog, 2013 içinde yaklaşık 12.000 kez görüntülendi. Eğer bu Sydney Opera House’da bir konser olsaydı, bu kadar insanın onu görmesi kapalı gişe yaklaşık 4 gösteri alacaktı.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

#direngezi Bize Neler Öğretti?

Ameleler,

Politik olaylara bu blogda yer vermemeye çalışıyorum, mümkün olduğunca da öyle olacak. Bu blogun amacı, en başta yazdığım gibi, yazılım ve teknoloji konusunda bilgi paylaşmak. O yüzden, işin politik ve/veya sosyolojik tarafına girmeden, Gezi Parkı direnişi bize teknolojik olarak neleri öğretti, neleri hatırlattı, onları paylaşacağım.

1 – Twitter

Twitter, yeniden hatırlandı. Arap Baharı olarak adlandırılan Arap ülkelerindeki isyanlarda, en büyük rolü Twitter almıştı. İnsanların birbirleri ile haberleşmesi, olay yerlerinden bilgi alması ve seslerini duyurabilmek için ünlü kişilere (sanatçı, politikacı) doğrudan ulaşabilmesi, Twitter’ın sadece atarlı gençliğin ayrılığı sevgilisine ayar verdiği platformdan daha fazlası olduğunu gösterdi. Aynı zamanda, Twitter’ın video paylaşma özelliği Vine‘ın da Android için tam bu zamanlarda destek kazanması, az da olsa videonun Twitter üzerinden bu şekilde paylaşılmasını sağladı.

Occupy Gezi

2 – Facebook

25 yaş altı gençliğin sevgili bulmak için kullandığı, 25 yaş üstü gençliğin ise ne için kullandığını bilemediğim Facebook, tam bir atışma sahasına döndü. Direniş destekçileri (a.k.a. çapulcular), mümkün olduğunca esprili bir şekilde olayları, sloganları paylaşırken, direniş karşıtları da kendi yöntemleri ile karşılık vermeye çalıştılar. Genelde, bu atışmalar, karşıt görüşteki “arkadaş”ların, birbirlerini arkadaş listelerinden silmeleri ile sonuçlandı. Neymiş, Facebook’ta o kadar çok arkadaş eklemek hava atacak bir meziyet değilmiş.

3 – Zello

Sokakta, polisin attığı biber gazı ve sıktığı tazyikli sudan -doğal olarak- korunmak isteyen “çapulcular”, teknolojinin son harikası “Zello” yu akıllı telefonlarına yükleyerek, polisin elindeki en büyük üstünlük olan telsiz ile haberleşme üstünlüğünü bir nevi ekarte ettiler. Araya sivil polis ya da başka tipler girse de, sokaktakiler bu uygulamanın nimetlerinden büyük ölçüde faydalandılar. Hatta, Nazlı Ilıcak bile kullandığını söyledi – ne alakaysa.

4  – UStream

Olaylar başladığı zaman, genelde kumandamızın en çok kullandığımız tuşlarındaki kanallar bize penguen belgeseli, güzellik yarışması gibi programlar gösterdiği ve Tahrir’e gönderilen canlı yayın araçları Taksim’e gidemediği için, olay yerlerinden canlı yayın amatörlere kaldı. Bu amatör canlı yayın ekipleri, UStream üzerinden, akıllı telefon ya da sabitleyebildikleri kadarı ile bilgisayarlarından canlı bir şekilde sokakları evlerimize aktardılar.

5 – TunnelBear

Twitter’dan yazdıkları ve paylaştıkları şeyler sebebiyle gözaltına alınan insanlar haber olunca, takip edilmeyi önlemek ve internette gizli kalabilmek için, cep telefonlarına, bilgisayarlara TunnelBear yükledi “çapulcular”. Hatta, TunnelBear, Türkiye’deki kullanım artmaya başlayınca, ne olduğunu çok çabuk anladı (zeki adamlar sonuçta) ve Türkiye’deki kullanıcılara sınırsız ücretsiz erişim hakkı tanıdı.

6 – FlightRadar24

Aslında, Başbakan, olaylar başladığı zaman Kuzey Afrika gezisine çıkmasaydı, bu siteden hiç haberimiz olmayacaktı. Ama, özellikle dönüşü için sürekli farklı saatler verilince, internet kurdu çapulcular, “lan bu uçak nerede şimdi” diye bizi bu siteden haberdar ettiler. Canlı (ya da 5 dk gecikme ile) uçakların konumları ve uçuş planları bu siteden görülebiliyor. Ben burayı gördüğüm zaman, Başbakan’ın uçağı daha İtalya üzerindeydi, “daha çok var gelmesine” deyip yatmıştım mesela.

Daha başka güzellikler de bulunmuş, hatırlanmış ve kullanılmıştır muhtemelen. Ben, yakından gördüğüm uygulamaları yazmaya çalıştım. Unuttuğum, atladığım varsa affola.

Haydi, “Merry Chapulling!”