SteamOS Nasıl Kurulur?

Ameleler,

Biliyorsunuz, Valve 2013’de üç büyük haber verdi: SteamBox, SteamOS ve Steam Controller. Oyun konsolu piyasasına güçlü bir şekilde giriş yapacak gibi.

Kuşkusuz, bizim gibi açık kaynak sevenleri en çok sevindiren haber, Linux tabanlı bir oyun işletim sistemi olan SteamOS oldu. Yılların yıkamadığı Debian temeli üzerine, oyun için gerekli olan ekran kartı sürücüleri gibi bazı eklerle birlikte, hem SteamBox üzerinde, hem de donanımın yettiği herhangi bir PC’de çalışacak bir işletim sistemi hazırladı Valve. Geçtiğimiz haftalarda da, bu işletim sisteminin beta sürümünü yayınladı. Bu haberi alır almaz kurmak için indirdim, fakat bir PC’ye paralel kurulum (var olan işletim sisteminin yanında) şimdilik mümkün görünmüyor. O yüzden, bu sistemi VirtualBox üzerine kurmak için araştırma yaptım.

Bu yazı, aşağıda kaynağını belirttiğim forumdaki adımlar uygulanarak Türkçe kaynak olması açısından yazılmıştır.

UYARI! Bu yazıda, VirtualBox ile hazırlanmış bir sanal ortama kurulum anlatılmaktadır. Henüz sistem beta olduğu için tam kurulmayabilir, donanımınız yeterli olmayabilir. Bilgisayarınıza bir risk olmasını beklememekle beraber, yapacağınız hatalardan sizin sorumlu olacağınızı hatırlatırım.

0 – Kurulum için gereken dosyalar

Kurulum için aşağıdaki dosyaları indirmeniz gerekiyor. SteamOS biraz büyük, o yüzden kotalı internet kullanıcıları dikkatli olsunlar.

1. Free Iso Creator 0.1 —> Download!
2. Virtual Box —> Download!
3. SteamOS —> Download!

1 – Kuruluma hazırlık

Yukarıdaki dosyaları indirdikten sonra, kurulumları yapmamız gerekiyor. Free ISO Creator ve VirtualBox’ı bilgisayarınıza kurun. SteamOS’u indirdiğinizde gelen zip dosyasını da uygun bir yere açın. Bu işlemleri yaptıktan sonra, Free ISO Creator uygulamasını çalıştırın. Bu uygulama, bize kurulum için gerekli olan ISO dosyasını hazırlamamızı sağlayacak.

Free ISO Creator

Free ISO Creator

Bu işlem bilgisayarınızın hızına göre biraz vakit alabilir. ISO dosyası oluştuktan sonra kuruluma geçebiliriz.

2 – Kurulum

Daha önce VirtualBox kullanmayanları da düşünerek, detaylı bir kurulum yardımı hazırladım. Bilen arkadaşlar zaten atlayarak geçeceklerdir.

a. VirtualBox uygulamasını açın. Yukarıdaki menüden yeni bir sanal bilgisayar oluşturun.

Yeni Sanal Makina

Yeni Sanal Makina

b. SteamOS, biraz RAM isteyen bir işletim sistemi (eh, malum, oyun oynayacağız). O yüzden, bir sonraki adımda minimum 2 GB (2048 MB) bellek veriyoruz.

Bellek Ayarlaması

Bellek Ayarlaması

c. Bellekten sonra bir de disk ayarlaması yapacağız. Yine, oyun sistemi kurduğumuz için disk alanının da yüksek olması gerekecek. 30 GB önerseler de ben 40 GB ayarladım. Siz de aşağıdaki ekran görüntülerindeki ayarları kullanın.

Sanal Disk Oluşturma

Sanal Disk Oluşturma

Sanal Disk Türü Seçimi

Sanal Disk Türü Seçimi

Sanal Disk Büyüklüğü Seçimi

Sanal Disk Büyüklüğü Seçimi

d. Bu işlemi de yaptıktan sonra, VirtualBox ana ekranında sistemimizi göreceğiz. Başlatmadan önce, bazı ayarları yapmamız lazım. Sistem sekmesinde, “EFI” seçeneğini aktif hale getirin. Unutmayın, bu ekrandan RAM, işlemci gibi ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Eğer bilgisayarınız güçlüyse işlemci ve RAM ayarlarınızı yükseltebilirsiniz.

Sistem Ayarları

Sistem Ayarları

e. Ekran ayarlarını da yapmamız lazım. VirtualBox, ekran “kartı” boyutu olarak maximum 128 MB destekliyor bildiğim kadarı ile, o yüzden bu ayarı maximuma getirin, ve aşağıdaki seçeneklerden de “3B Hızlandırma”yı aktif hale getirin.

Ekran Ayarları

Ekran Ayarları

f. Bu ayarlara ek olarak, ağ ayarlarınızı da değiştirmenizi tavsiye edeceğim. Bu benim tavsiyem, yapmayabilirsiniz.
Ağ ayarlarından bağdaştırıcınızı “NAT” yerine “Köprü Bağdaştırıcısı” olarak seçin. Bu sayede sanal sistem tamamen farklı bir sistem gibi internete bağlanacaktır.

Ağ Ayarları

Ağ Ayarları

g. Son ayarımız, hazırladığımız ISO’yu tanıtma. Bunun için, Depolama sekmesinde, IDE denetleyicisinin altındaki “Boş” yazısına tıklayın. Ekranın sağ tarafında çıkan küçük CD simgesine tıklayın ve çıkan menüden sanal disk dosyası seçmeye tıklayın. 1. adımda hazırladığımız ISO dosyasını gösterin. Artık hazırız.

h. Şimdi sanal makineyi başlatabilirsiniz. Ama unutmayın, henüz işimiz bitmedi, o yüzden devam.

Makina başlayınca, karşınıza küçük bir menü gelecek. İlk seçeneği seçin (Auto Instal seçeneği, ekran görüntüsü alamadım burada).

Kurulum otomatik olarak başlayacaktır. Burada korkulacak bir şey yok, tamamen sanal bir ortamda çalıştığımız için gerçek dosyalarınıza zarar gelmeyecektir.

Kurulum

Kurulum

Kurulum tamamlanınca, karşımıza son bir ekran çıkacaktır. Orada “Continue” butonuna tıklayarak kurulumu bitirebiliriz. Sistem yeniden başlayacak.

i. Yeniden başlayan sistem, henüz kullanıma hazır değil, o yüzden hemen sistemi çalıştırmaya çalışmayın. Karşınıza gelen ekranda (GRUB ekranı), “Recovery Mode”u seçin.

Recovery Mode

Recovery Mode

Bu modda, karşımıza bir grafik ekran gelmeyecek. Onun yerine, root haklara sahip olduğumuz bir komut satırı arayüzü gelecek. Bu ekranda, birkaç küçük işimiz var.

SteamOS, Nvidia ile anlaşmalı olduğu için Nvidia sürücüleri kurulu olarak geliyor. Fakat, sanal sistemde Nvidia kartları olmadığı için bu sürücüleri kaldırıp yerine sanal sürücüleri kuracağız.

Nvidia sürücülerii kaldırın:

$> apt-get purge ".*nvidia.*"

Karşınıza bir çok yazı gelecek, en sonunda sorduğu zaman “Y” seçin ve kaldırma işlemini tamamlayın.

Yeni bir Xorg.conf dosyası oluşturun. Ekran kartı bilgileri için gerekli.

$> dpkg-reconfigure xserver-xorg

Bu komut herhangi bir çıktı vermeyecek.

Sonrasında, sanal sürücüleri yüklemek için, VirtualBox menüsünden “Misafir Eklentileri” ni seçin, CD takılsın.

Misafir Eklentileri

Misafir Eklentileri

CD eklendikten sonra, aşağıdaki iki komutu çalıştırın.

$> mount /dev/cdrom /media/cdrom
$> sh /media/cdrom/VBoxLinuxAdditions.run

Ekranda biraz yazılar akacaktır, sonrasında yine komut satırında kalacaksınız. Sistemi yeniden başlatın.

$> reboot

j. Artık sistemimiz tamamen kurulduğuna göre, giriş yapabiliriz. GRUB ekranında bu sefer işletim sistemimizi seçiyoruz.

SteamOS Seçimi

SteamOS Seçimi

k. SteamOS açıldıktan sonra karşımıza login ekranı gelecek. Kullanıcı adı ve şifre olarak steamos yazıyoruz ve giriş yapıyoruz.

steamos-13

SteamOS Login

l. Sisteme giriş yaptıktan sonra masaüstündeki Steam logosuna tıklayarak Steam’i açabilirsiniz.

SteamOS içinde Steam

SteamOS içinde Steam

Artık bundan sonrasında ne yapacağınız sizi ilgilendirir. İsterseniz oyun deneyin, isterseniz internete girin. Ama unutmayın, bu sistemin bir benzeri, 2014 yılı içinde oturma odalarımıza giriş yapacak. Öncesinden hazır olun.

İlgili: VirtualBox içindeki sisteminize, PC’nizdeki dosyaları mı göstermek istiyorsunuz? Daha önce yazdık, buyrun.

Hadi gidin oynayın, kurcalayın azcık.

Kaynak: http://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=204085700#193417

Not: ISO’yu hazırlayan ve benden önce kurulumu deneyen Erman’a ayrıca teşekkür ediyorum.

Reklamlar

2013 Yılında Neler Yazmışız?

Ameleler,

WordPress’in yazdığı aşağıdaki metin hoşuma gitti, değiştirmedim. Alın bakalım, 2013 yılında neler yazmışız.

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2013 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

Sydney Opera House’daki konser salonu 2,700 kişiyi barındırır. Bu blog, 2013 içinde yaklaşık 12.000 kez görüntülendi. Eğer bu Sydney Opera House’da bir konser olsaydı, bu kadar insanın onu görmesi kapalı gişe yaklaşık 4 gösteri alacaktı.

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Scrum’ın Yaratıcısı Türkiye’ye Geliyor

Ameleler,

Bu blogda, daha önceleri Scrum ile ilgili yazılar yazmış ve bilgi vermiştim. Bu kadar attık tuttuk, ama artık işi yaratıcısından öğrenmenin zamanı geldi. Evet, Scrum’ın yaratıcısı Jeff Sutherland Türkiye’ye geliyor. Jeff Sutherland, Scrum’ın yaratıcısı olmasının yanı sıra, Agile Metodolojilerin temeli sayılan ve 2001 yılında yayınlanan Agile Manifesto’nun da oluşturulmasında yer almış dünyaca ünlü bir bilim adamı. İlk Scrum uygulamasını 1993 yılında başarıyla gerçekleştirmiş ve o zamandan beri bizler de bir şekilde Scrum yöntemini uygulamaya çalışıyoruz.

Scrum TurkeyJeff Sutherland, 16-17 Ocak 2014 tarihlerinde İstanbul’da, “Certified Scrum Master” eğitimi düzenleyecek. Yani, bu etkinlik sonunda, Scrum Master sertifikası alabileceksiniz.  Fiyatları biraz tuzlu gelebilir, ama alınacak sertifika bu fiyata değecektir. Bu etkinlikte 16 Ocak günü, saat 19:00 – 21:00 arasında, ücretsiz bir konuşma da olacak. Bu konuşmada Jeff Sutherland onur konuğu olarak yer alacak.

Etkinliğin gerçekleştirileceği yer henüz belli değil, netleştiği zaman Scrum Turkey adresinden duyurulacaktır.

Etkinlikle ilgili diğer detaylara http://www.creatorofscruminturkey.com/ adresinden erişebilirsiniz.

Şimdi bu yazıyı yazdım diye reklam yapıyor olarak algılanmayım, Scrum Turkey, kar amacı gütmeyen bir kuruluş. Bizimkisi de amme hizmeti.

Hadi kaptınız sertifikayı, yine iyisiniz..

Samsung Galaxy S2’ye CyanogenMod Yükleme

Ameleler,

Galaxy S2, Samsung’un bir zamanların amiral gemisi telefonuydu. S3, S4, Note, Note 2 çıktıktan sonra, Samsung’un gözünden düşse de, piyasanın gözünden düşmedi. Samsung, Android güncellemelerini mümkün olduğunca geciktirmeye, verdiği -gayriresmi- sözleri aksatmaya başladı. Özellikle, çok beklenen Jelly Bean güncellemesi, bir çok Galaxy S2 kullanıcısını sinirlendirdi.

Ben de kızdım bu gecikmeye. Telefonu alalı 2 sene olduğu ve garanti süresi de artık dolduğu için, güncellemeyi kendim yapmaya karar verdim. Samsung’un diğer ülkeler için çıkardığı Jelly Bean ROM’larından ziyade, uzun zamandır gözüme kestirdiğim, içinde Samsung’un garip garip reklam servisleri ve saçma uygulamaları olmayan CyanogenMod’u yükleyim dedim. www.cyanogenmod.org adresinden gerekli bilgileri aldım ve toparladım. Türkçe kaynak olması açısından sizlerle burada paylaşıyorum.

UYARI! Burada anlatacağım yöntem ve linklerini vereceğim yazılımlar, telefonunuzun kullanılmaz hale gelmesine sebep olabilir. Bu işlemleri yapacaksanız, ne yaptığınızı bilerek ve bu riskleri göze alarak yapınız. Yazılım Amelesi ve bu blog sitesi olarak, telefonunuza gelecek zararlardan sorumlu olmayacağımı beyan ederim.

UYARI! Yapacağımız işlemde, telefona, PC tabiri ile format atmış olacağız. Bu demektir ki, telefondaki bilgilerimiz silinecektir. O yüzden, işleme başlamadan önce telefonunuzdaki önemli bilgilerin yedeklerini mutlaka alın. Fakat, telefonda artık Samsung ROM olmayacağı için, Kies ile alınacak yedekleri telefona geri yükleyemeyeceksiniz.

Burada, CyanogenMod kurulumunu üç adımda aktaracağım. İlk adımda, önyükleyiciyi (ClockWork Mod), ikinci adımda ROM’u (CyanogenMod), üçüncü adımda da Google uygulamalarını yükleyeceğiz. İlk iki adımı tamamlayana kadar telefonunuz kullanım dışı kalacaktır, önemli işleriniz varsa hattınızı yedek bir telefona taşıyarak işlemlerinizi yapabilrsiniz. Üçüncü adım opsiyoneldir, eğer telefonunuzda Google Uygulamaları (Google Play, GMail, Google Maps, vs.) olmasını istemiyorsanız, üçüncü adımı es geçebilirsiniz.

Kurulumu yapabilmemiz için, bilgisayarımıza birkaç dosya ve uygulama indirmemiz gerekiyor. Önce, telefonumuzun önyükleyicisini değiştirmek için ClockWork Mod, sonra da telefonumuza ROM yükleyebilmek için Heimdall uygulamalarını indirin. Windows kullanıcılarının, Heimdall için, Microsoft Visual C++ kütüphanelerini de  yüklemeleri gerekecektir. Eğer bilgisayarınızda yüklü değilse, aşağıdaki linkten onu da indirebilirsiniz.

Galaxy S2 için stabil (stable) CyanogenMod sürümü olmadığı için, gecelik derlemelerden (nightly build) birini telefonumuza yükleyeceğiz. Bunun için aşağıdaki adresi ziyaret ederek, en son sürümü indirmeniz gerekiyor. Aynı zamanda, ROM yüklemesini telefon üzerinden doğrudan yapacağımız için, Android SDK’yı da bilgisayarınıza indirmiş olmanız gerekiyor.

Bu uygulamaları indirdikten sonra, Windows kullanıcılarının, Microsoft Visual C++ kütüphanesini yükledikten sonra bilgisayarı yeniden başlatması gerekiyor. Evet, yıl 2013, hala bir uygulama yükledikten sonra bilgisayarı yeniden başlatıyoruz.

Bu uygulamaları ve dosyaları indirdikten sonra Heimdall uygulamasını bir dizine açın. Benim tavsiyem, indirdiğiniz dosyaları ve uygulamaları tek bir dizin altına açın, sonra neyin nerde olduğunu kaybetmeyelim.

İşlemimize başlıyoruz. Bunun için, telefonunuzu kapatın. Telefonunuzun ses kısma + anasayfa (home) + güç düğmelerine basarak, indirme modunda (download mod) açın. Telefonunuzun ekranında, uslu durmanız gerektiği ile ilgili bir uyarı çıkacaktır. Kabul edin. Şimdi, telefonunuzun USB kablosunu telefonunuza ve bilgisayarınıza takabilirsiniz.

1- Önyükleyici Kurulumu

İşlemimizin ilk adımı, telefonumuzun önyükleyicisini yüklemek. Bunun için, indirdiğimiz Heimdall uygulamasının olduğun dizine gidiyoruz. Öncelikle telefonumuza özel sürücüleri yükleyeceğiz. Bunun için, Heimdall dizini altında, Drivers dizinine gidiyoruz ve zadig.exe uygulamasını başlatıyoruz.

  1. Menüden Options -> List All Devices seçeneğini seçiyoruz.
  2. Device Name alanından Samsung USB Composite Device veya Gadget Serial seçeneğini (hangisi varsa) seçiyoruz.
  3. Replace Driver düğmesine tıklıyoruz.
    1. Windows 7 kullanıcılarının karşısına, “İmzasız Sürücü” uyarısı çıkabilir. Yükleme seçeneğini seçerek yüklüyoruz.
    2. Windows 8 kullanıcılarının, imzasız sürücü yükleme özelliğini açmaları gerekiyor.
  4. Daha önce indirdiğimiz ClockWork Mod dosyasını, Heimdall/Release dizini altına kopyalayın. Bu, işlemi daha kolay yapmanızı sağlayacaktır.
  5. Heimdall/Release dizininde bir komut satırı (command line / terminal) açın. Açılan komut satırında, aşağıdaki komutu çalıştırın:

$> heimdall flash --kernel zImage --no-reboot

İPUCU! Windows’da, bulunduğunuz dizinde bir komut satırı açmak için, dizinde boş bir yere Shift + Sağ Tık ile açılan menüyü kullanabilirsiniz.

Komutu çalıştırdıktan sonra, telefonunuzun ekranında mavi bir bar çıkacaktır. Buradan yüklemenin durumunu takip edebilrsiniz. Bu yükleme işlemi çok uzun sürmeyecektir. Yükleme bittikten sonra, telefonu elle yeniden başlatmanız gerekiyor. Bunun için, normal başlatma değil, Ses Açma + Anasayfa + Güç düğmelerine basarak kurtarma modunda (recovery mode) telefonunuzu açın. Telefonunuz açıldığı zaman, ClockWork Mod’un yüklendiğini göreceksiniz.

2 – ROM Kurulumu

ROM kurulumu için, bir önceki adımda yüklediğimiz önyükleyiciyi kullanmamız gerekecek. Bunun için, öncelikle indirdiğimiz ROM’u telefona kopyalamamız lazım. Android SDK içinde gelen adb komutunu kullanarak bu işlemi gerçekleştireceğiz. İndirdiğimiz ROM dosyasının olduğu dizinde bir komut satırı açarak, aşağıdaki komutu çalıştırıyoruz.

$> /%ANDROID_SDK%/platform_tools/adb push ROM_DOSYASI.zip /sdcard/

Bu komutta, adb uygulamasını, bulunduğu dizinden çalıştırdık ve indirdiğimiz ROM dosyasını, telefonumuzdaki SD karta kopyaladık. Bu işlemi yapmadan önce, telefonunuzdaki SD kartta yeterli alan olduğundan emin olun.

İPUCU! Bu adımda, ihtiyacımız olan tek şey, SD kart üzerinde CyanogenMod ROM dosyasının bulunması. Bunu, Android SDK + adb ile yapmak istemeyenler, hiçbir işleme başlamadan önce, indirdiği zip dosyasını, dosya yöneticisi aracılığı ile telefonuna kopyalayabilir, ya da SD kartı bilgisayara takarak doğrudan kopyalama yapabilir.

Telefonunuzu, şimdi yeniden başlatabilirisiniz. Bunun için, yukarıda kullandığımız kombinasyonun aynısını, yani Ses Açma + Anasayfa + Güç tuşlarını kullanacağız. Bu şekilde girdiğimiz kurtarma modunda, ses açma/kısma tuşları menüde hareket etmemizi, güç tuşu da menü seçme işlemini gerçekleştiriyor.

  1. Ses tuşlarını kullanarak, menüden “wipe data/factory reset” seçeneğine gelin ve güç tuşu ile seçimi yapın.
  2. İşlem tamamlandıktan sonra, “install zip from sdcard” seçeneğini seçin.
  3. “choose zip from sdcard” seçeneğini seçin, burada SD kart üzerine kopyaladığımız ROM dosyasını seçeceksiniz.
  4. Yükleme işlemi başlayacaktır. Telefon ekranından yükleme durumunu takip edebilirsiniz.

Yükleme işlemi bittikten sonra, ClockWork Mod menüsünden ana ekrana gelerek “Reboot System Now” seçeneği ile telefonu yeniden başlatabilirsiniz.

CyanogenMod telefonunuza yüklenmiştir. Ekranda, aşağıdaki gibi bir yükleyici animasyonu göreceksiniz.

CyanogenMod 10

3 – Google Uygulamalarının Yüklenmesi

CyanogenMod yüklediğiniz telefonunuzu açtığınızda, Android’in en yalın hali sizi karşılayacaktır. Bir kaç basit uygulama, temel telefon uygulamaları dışında karşınıza pek bir şey çıkmayacak, açılırken size Google hesabını sormayacaktır. Google Play de olmadığı için, uygulama yükleme şansınız olmayacak. GMail, Google Maps, Google+ gibi alışkın olduğunuz Google uygulamalarını yüklemek istiyorsanız, aşağıda verdiğim adresten, yüklediğiniz CyanogenMod sürümüne uygun Google uygulama paketini indirebilirsiniz.

  • Google Uygulamaları – indir

İndirdiğiniz zip dosyasını, 2. başlıktaki ROM kopyalama komutu ile, veya telefonunuzu bilgisayara bağladığınızda dosya yöneticisi ile, yine telefonunuzun SD kart bölümüne kopyalayın. Telefonunuzu, yine 2. başlıkta yaptığımız gibi Ses Açma + Anasayfa + Güç düğmeleri ile yeniden başlatın. 2. başlıktaki 4 maddelik ROM yükleme talimatları, Google uygulamalarını yüklemek için de geçerlidir, sadece bu sefer 1. maddedeki “factory reset” işlemini yapmanıza gerek yok. Diğer üç maddeyi uygulayarak, SD kart üzerindeki Google Uygulamaları zip dosyasını seçerek, alıştığınız Google Uygulamalarını telefonunuza yükleyebilirsiniz. Telefonunuzu, normal olarak yeniden başlattığınız zaman, sizden Google hesap bilgilerini isteyecektir.

Daha önce de demiştim, bu işlemleri yaparken dikkatli olun. Burada anlatılan yöntemlerin garantisi yoktur, uygulamaların bir hatası sizi bulabilir ve telefonunuzu tamamen kaybedebilirsiniz. Bu işlemler, garanti kapsamı dışında da kaldığı için, gidip telefonu aldığınız yere ağlamanın da faydası olmayacaktır.

Haydi, telefonu bozmadan, kenardan kenardan..

Kaynaklar:

[1] http://wiki.cyanogenmod.org/w/Install_CM_for_i9100

Android Geliştirici Günleri 2013 Ardından

Ameleler,

Türkiye’deki Android geliştiricileri, Android’e gönül verenler ya da bir şekilde Android ile para kazananlar, 14-15 Haziran tarihlerinde Ankara’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde toplandı.

Android DevDays

Büyüklerden Turkcell, Qualcomm ve Blackberry etkinliğe damgasını vurdu. İki sabah da bu üç şirketin oturumları hem çok ilgi çekti, hem de bilgilendiriciydi. Piyasanın ne durumda olduğunu zaten Android’e gönül veren insanlar olarak az çok takip ediyoruz, ama işin geleceğinin ne olacağı konusunda pek öngörümüz olmayabiliyor. Bu şirketlerin oturumlarında piyasayı güzel okuma fırsatı bulduk.

Etkinliğin, bu kadar çok kişiyi toplaması açıkçası çok beklemediğim birşeydi. Geçen seneki etkinliğe katılamamıştım, o yüzden bu sene ne olacağını kestiremiyordum. Özellikle, İstanbul’dan gelenlerin çokluğu dikkatimi çekti.

Sadece Türkiye’den değil, dünyanın değişik yerlerinden katılanlar da vardı etkinliğe. Tabi bu katılımcıların çoğu konuşmacı olarak katılmıştı. Öyle ki, bir ara İngilizce aksanları arasında geçiş yapamadım – önce Arap, sonra Alman, daha sonra da Rus aksanlı İngilizcelerden bir ara algım bozuldu. Bir kısmını internet dünyasından tanıdığım bu insanların yaşadığım şehre gelip konuşma yapması, grubun güçlü olduğunu gösterdi.

Konuşmaların detaylarına girmem uygun olmaz, zaten hepsi hakkında yorum yapabilecek durumda değilim. Genel anlamda, konuşmacıların hitabetleri iyiydi – aradaki birkaç istisna her zaman olacak şeyler. Sadece, konular ve oturumlar iyi bir şekilde ayrılmamış gibi geldi. Genel olarak, aynı ya da benzer konulardaki oturumların aynı salonda devam etmesi, böyle etkinliklerde tercih edilen bir tarz oluyor. Etkinlik ekibinin zaten geri bildirimleri alıp bir sonraki etkinlikte bu geri bildirimleri göze alacağını düşünüyorum.

Böyle etkinliklerin olması, ülkemizdeki bilişim sektöründeki şirketlerin ve bireysel geliştiricilerin gelişmesi için çok büyük şans. Kaçıranlar, bir sonraki etkinlikte bu şansı yakalasınlar.

Yeşil robot sizinle olsun.

http://www.androiddeveloperdays.com/tr/

Ankara JUG Mayıs 2013 Etkinliği Ardından

Ameleler,

Yine bir Ankara JUG yazısı ile karşınızdayım.

Malum, 30 Mayıs’ta yapılan Ankara JUG toplantısından sonra, 31 Mayıs’ta İstanbul Taksim’den başlayan olaylar her yeri sardı. Bize yeni şeyler öğreten bu süreç içerisinde JUG toplantısı ile ilgili görüşlerimi toparlayıp bir yazı haline getiremedim. Anca toparlayabiliyorum.

Mayıs 2013 etkinliği, Git üzerine idi. Linus Torvalds’ın bizzat geliştirdiği, açık kaynak dünyasnda bir anda popülerlik kazanan sürüm yönetim sistemi Git, biraz korkutan, biraz da ters gelen bir sistem. Korkutuyor, çünkü öncelikle Linux üzerine çıkması ve eğitim örneklerinin genelde terminal komutlarından oluşması, grafik arabirim kullanmaya alışmış geliştiricilerin işine gelmiyor. Ters geliyor, çünkü Subversion ya da TFS gibi sunucu – istemci (server – client) yapısında değil, dağıtık (distributed) bir yapıca çalışıyor. Merkezi bir sunucu gerekliliğinin olmaması, geleneksel yapıları kullanan geliştiricileri korkutuyor.

git scm

git scm

JUG etkinliğinde bizlere Git anlatan Mustafa Sakalsız, açıkçası güzel bir şekilde bize Git’i -pazarlamacı tabiriyle- sattı. Git’in, zaten hız konusunda iyi olduğunu bir çok yerden okumuş, görmüştüm. Fakat, branch kullanma yöntemini, hem kendim okumadığım hem de denemediğim için bilmiyordum. Benim en çok ilgimi çeken ve kullanma yönünde en çok aklımı çalan özelliği de açıkçası branch kullanmanın kolaylığı oldu. SVN’de branch’leri birleştirirken çektiğimiz çileleri çekmeyeceğimiz yönünde bir izlenimim oldu.

Güzelliklerine rağmen, Git’in binary dosyalardaki zaafı, resimlerin yoğun bir şekilde kullanıldığı web uygulamalarında kullanımı biraz zorlaştıracak gibi. SVN’in binary dosyalarda, hatta bütün dosyalarda, dosya farklarını tutması, merkezi sunucuda ve yereldeki dosya boyutunu makul bir seviyede tutabiliyordu. Git ise, dosya farklarından ziyade, değişen dosyaların kendisini tuttuğu, ve her sürüm için bu dosyaları yerelde de sunucuda da tuttuğu için, sık değişen dosyalar, disk kullanımını ciddi oranda artırabilir görünüyor.

Bu kadar açık kaynaklı proje kullanmama rağmen Git kullanmamak benim eksikliğim. Ankara JUG etkinliği sayesinde, Git konusunda başlangıç gazımı almış durumdayım.

Kullanım aşamasına gelirsem, onunla ilgili de yazarım.

Haydi, şimdi Git’in.

#direngezi Bize Neler Öğretti?

Ameleler,

Politik olaylara bu blogda yer vermemeye çalışıyorum, mümkün olduğunca da öyle olacak. Bu blogun amacı, en başta yazdığım gibi, yazılım ve teknoloji konusunda bilgi paylaşmak. O yüzden, işin politik ve/veya sosyolojik tarafına girmeden, Gezi Parkı direnişi bize teknolojik olarak neleri öğretti, neleri hatırlattı, onları paylaşacağım.

1 – Twitter

Twitter, yeniden hatırlandı. Arap Baharı olarak adlandırılan Arap ülkelerindeki isyanlarda, en büyük rolü Twitter almıştı. İnsanların birbirleri ile haberleşmesi, olay yerlerinden bilgi alması ve seslerini duyurabilmek için ünlü kişilere (sanatçı, politikacı) doğrudan ulaşabilmesi, Twitter’ın sadece atarlı gençliğin ayrılığı sevgilisine ayar verdiği platformdan daha fazlası olduğunu gösterdi. Aynı zamanda, Twitter’ın video paylaşma özelliği Vine‘ın da Android için tam bu zamanlarda destek kazanması, az da olsa videonun Twitter üzerinden bu şekilde paylaşılmasını sağladı.

Occupy Gezi

2 – Facebook

25 yaş altı gençliğin sevgili bulmak için kullandığı, 25 yaş üstü gençliğin ise ne için kullandığını bilemediğim Facebook, tam bir atışma sahasına döndü. Direniş destekçileri (a.k.a. çapulcular), mümkün olduğunca esprili bir şekilde olayları, sloganları paylaşırken, direniş karşıtları da kendi yöntemleri ile karşılık vermeye çalıştılar. Genelde, bu atışmalar, karşıt görüşteki “arkadaş”ların, birbirlerini arkadaş listelerinden silmeleri ile sonuçlandı. Neymiş, Facebook’ta o kadar çok arkadaş eklemek hava atacak bir meziyet değilmiş.

3 – Zello

Sokakta, polisin attığı biber gazı ve sıktığı tazyikli sudan -doğal olarak- korunmak isteyen “çapulcular”, teknolojinin son harikası “Zello” yu akıllı telefonlarına yükleyerek, polisin elindeki en büyük üstünlük olan telsiz ile haberleşme üstünlüğünü bir nevi ekarte ettiler. Araya sivil polis ya da başka tipler girse de, sokaktakiler bu uygulamanın nimetlerinden büyük ölçüde faydalandılar. Hatta, Nazlı Ilıcak bile kullandığını söyledi – ne alakaysa.

4  – UStream

Olaylar başladığı zaman, genelde kumandamızın en çok kullandığımız tuşlarındaki kanallar bize penguen belgeseli, güzellik yarışması gibi programlar gösterdiği ve Tahrir’e gönderilen canlı yayın araçları Taksim’e gidemediği için, olay yerlerinden canlı yayın amatörlere kaldı. Bu amatör canlı yayın ekipleri, UStream üzerinden, akıllı telefon ya da sabitleyebildikleri kadarı ile bilgisayarlarından canlı bir şekilde sokakları evlerimize aktardılar.

5 – TunnelBear

Twitter’dan yazdıkları ve paylaştıkları şeyler sebebiyle gözaltına alınan insanlar haber olunca, takip edilmeyi önlemek ve internette gizli kalabilmek için, cep telefonlarına, bilgisayarlara TunnelBear yükledi “çapulcular”. Hatta, TunnelBear, Türkiye’deki kullanım artmaya başlayınca, ne olduğunu çok çabuk anladı (zeki adamlar sonuçta) ve Türkiye’deki kullanıcılara sınırsız ücretsiz erişim hakkı tanıdı.

6 – FlightRadar24

Aslında, Başbakan, olaylar başladığı zaman Kuzey Afrika gezisine çıkmasaydı, bu siteden hiç haberimiz olmayacaktı. Ama, özellikle dönüşü için sürekli farklı saatler verilince, internet kurdu çapulcular, “lan bu uçak nerede şimdi” diye bizi bu siteden haberdar ettiler. Canlı (ya da 5 dk gecikme ile) uçakların konumları ve uçuş planları bu siteden görülebiliyor. Ben burayı gördüğüm zaman, Başbakan’ın uçağı daha İtalya üzerindeydi, “daha çok var gelmesine” deyip yatmıştım mesela.

Daha başka güzellikler de bulunmuş, hatırlanmış ve kullanılmıştır muhtemelen. Ben, yakından gördüğüm uygulamaları yazmaya çalıştım. Unuttuğum, atladığım varsa affola.

Haydi, “Merry Chapulling!”